Hiçbir yazılı tarih ‘doğru’ değildir. Hadi bu kadar keskin hüküm vermeyelim ve diyelim ki “Tarih, elde kalmış ve çoğu dönemin hâkim gücü tarafından biçimlendirilmiş belgeler ışığında yazılmış bir yarım hikâyedir”. Asılanın, yıkılanın, yenilenin görüşünün alınmadığı bir hikâye… Yakın ortaçağın en önemli hadisesi İstanbul’un fethini bizim tarihçiler son derece basit geçerler. İstanbul’un fethi onlar için herhangi …
Devamını Oku »Ak Parti Tasaffi Etmezse Tasfiye Olur
İnsan çekirdeğinden âleme dal budak salmış iki kök (dal) vardır. Bu hilkat ağacının iki dalından biri ‘Ademiyet’ özüyle aşılıdır ve meyveleri bakidir. Diğeri fenaya bakar ve meyveleri ‘melune’dir. Ademiyet özüyle aşılanmış dalın meyveleri; nebiler, veliler ve müminledir. Varlığa, Yaratıcısı hesabına baktıkları için, onların hukukunu gözetirler. Bunlara ilahi metinler lisanıyla ‘iyiler/salihler’ denmiş. Diğer dalın meyveleri …
Devamını Oku »CHP’de ‘Mervan’ Operasyonu
Bu köşenin takipçileri, Baykal’la ilgili kaset medyaya düştüğünde yazdığım ‘Olcay Hanım eş olduğunu göstermeli” başlıklı yazımda bu tür ‘komplo’ kokan ifşaatların ahlaki ve insani olmadığını söylemiştim. Amacı ne olursa olsun ve sonunda elde edilecek olan ne kadar önemli olursa olsun, bu tür hadiselere prim vermek, sonunda bumerangın gelip size çarpmasına …
Devamını Oku »Yılmaz Özdil de AKP’li Olur Artık!
Yılmaz Özdil, son zamanlarda eski Engin Ardıç gibi! Tabii küçük bir farkla! Ardıç, hem akla, hem zekâya hitap ediyor. Özdil sadece zekâya çalışıyor! Bazen ‘espri yapayım’ derken alta düşüyor! Tabii bunda, ‘mahalledeki malzeme’nin çürüklüğünün de rolü olabilir! —İkisinin müşterek yanları ne peki? İkisi de soldan gelme. İkisi de içinden çıktıkları ‘mahalle’ye sığmıyorlar. O yüzden de kendileri …
Devamını Oku »Küçük Deniz’de Boğulmak!
Türkiye’de çok şey değişmiş. Bizim ‘yüz kızartıcı’ bulduğumuz nice işler var ki, çoğu insanlar onu kişiliğine artı değer katan bir mendil gibi göğsünde takıyor. Biz, umumun ahlakı namına, bu saklı kalması gereken gayrı ahlaki hallerin üstünü örtemeye çalışırken, -çünkü insan nefis taşıyor ve nefis murdarı telkin eder; herkes için o hallere düşme …
Devamını Oku »Bir Zihniyet Dönemi Böyle Kapandı!
Sayın Baykal, kötü harcandı. Hak edip etmediğini kader-i ilahiye bırakılım. O, zulmetmez çünkü. İnsan zahir sebeplere, kader hakiki illetlere baktığı için, kader hep adalet eder. Dolayısıyla Baykal’ın böyle bir hal neticesinde istifa etmek zorunda kalması ilahi bir tecelli! Bana gelen mailerden anladım ki önceki gün yazdığım yazı yanlış anlaşılmış. Sanki ben Baykal’ı savunuyormuşum gibi algılanmış. Hayır! Derdim …
Devamını Oku »Ak Parti İçindeki “Ülfet Kuşları”
Anayasa Değişikliği Paketi’nin ikinci tur oylaması başlıyor. Kimin demokrasiden/halktan, kimin cuntadan/diktadan yana olduğu görülecek. İşi çok sıkı tuttuklarını/tutacaklarını tahmin ediyorum. Çünkü gerçekten paniklemiş durumdalar. Yıllardır ellerinde tuttukları arpalıklar, bir bir ellerinden çıkıyor. Geçtiğimiz hafta, TGC (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti)’de yönetimi belirlemek amacıyla basit bir seçim yapıldı. Ve ilk defa “değişim gurubu” adı altında …
Devamını Oku »Seyyidler Cemaati
Geçtiğimiz hafta, Ehli Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, güzel bir hizmet yaptı. Ehli Beyt oldukları bilinen Alevi ve Sünni bazı kanaat önderlerini bir araya getirerek, bir kaynaşma sağlamaya çalıştı. Maksat hâsıl olsa, yani ‘seyidler birliği’ni oluşturmak mümkün olsa –ki ümmet onu bekliyor- iyiler, öyle bir STK’ya sahip olacak ki, onunla kimse baş edemez. Ondan …
Devamını Oku »Liberaller mi Daha Özgürlükçü, İslamcılar mı?
Ali Bulaç, “Kim daha özgürlükçü; İslamcılar mı, Liberaller mi?” diye bir soru sordu. Amacının, konuyu tartışmaktan ziyade, hükümetin dikkatini çekmek olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü Türkiye’deki İslamcı aydınların ‘hürriyet’ algısının, liberallerin tanımladığı hürriyet anlayışından pek de farklı olmadığını en iyi bilenlerdendir Ali Bulaç. Acaba, Kur’an’daki özgürlük algısının doğal olarak İslamcılarda da bulunduğunu varsayarak mı İslamcı aydınların liberallerden …
Devamını Oku »O Yumruklar Nasıl Sahiplerinin Yüzünde Patlar?
Efendim sakin olma zamanıdır. Biliyorsunuz, terör ve anarşi, insan tabiatı ve refleksi esas alınarak yapılır. Hangi hareketin insanı nasıl güvensizliğe sürükleyeceğini, neyin insanı panikleteceğini iyi bilir ve ona göre taktik geliştirirler. Mesela, Siyonist örgütler ilk defe Filistin’de faaliyete giriştiklerinde öyle dehşetli ve insan dışı katliamlar yaptılar ki, yerli halkın tüm direncini kırdılar. O bölgede …
Devamını Oku »Küçük(!) Meseleler
Bugün küçük birkaç meseleye temas etmek istiyorum. ELEŞTİRİ HAKKI Bunlardan biri, okuyucuların eleştiri hakkıdır. Okuyucu bir yazıyı ister okur ister okumaz. Okuduğunda da ister beğenir ister beğenmez. Ama beğenmedi diye yazara hakaret etme hakkı yoktur. Çünkü bir insanın bir şeyi beğenmemesinin sayısız gerekçesi vardır. Ve hepsi de ‘sübjektif’tir. Çünkü birinin pek beğendiği bir cümle pekâlâ …
Devamını Oku »Bu Kafa Bildiğiniz ‘O Kafa’
Türkiye tuhaf bir ülke… Hakikaten anlamak zor… Kim sivil, kim asker, kim demokrat kim müstebit anlamak imkânsız… Bakıyorsunuz adam ‘ulusalcı’. Mangalda kül bırakmıyor ama en çok o, ayrılıkçılarla işbirliği içinde. ‘Aydınlık’ şarkıları söylüyor fakat en karanlık senaryolar onun başının altından çıkıyor. Ayrılıkçıların başı, milliyetçilerin iktidar olduğu dönemde ‘asılmamak ve günü geldiğinde serbest bırakılmak üzere’ teslim alınıyor… Sonra, sanki …
Devamını Oku »Ejderhaya Meydan Okuyan Karınca
İnternetteki mail adresime günde ortalama 100 ila 150 arasında ileti geliyor. Bunların üçte biri yazılarıma gelen tebrikler/tepkiler. Bir kısmı da kitaplarımla ilgili geri dönüşler. Geri kalanın tamamı internette cereyan eden ‘iyi/kötü’ (benim tanımlamam) savaşının yansımaları… Herkes bir şekilde inandığı sevdiği bir şeyleri ötekilere ulaştırmak ve onları da kendisi gibi düşünen, tepki veren …
Devamını Oku »Moğultay’ın Askerleri
Türkiye Cumhuriyeti’nin adında yer alan ‘cumhuriyet’ lafzının, ne kadar ‘tırışkadan’ olduğunu ‘ergenekon’ süreci bize gösterdi. En temelsiz, en bayağı, en sıradan bir ülkede bile, hukukçular ve yargıçlar, hukukun ilkelerini ve yargının haysiyetini bu kadar aleni bir şekilde ayak altına alamazlar. Ama Türkiye’de bütün bunlar oluyor ve basın tarafından da alkışlanıyor! Hâkimlik ve …
Devamını Oku »Risale-i Nur Tahrib mi Edildi Yahut Yeni Bir ‘Emevilik’ Hareketi mi?
‘Bediuzzaman Kürtçü müydü?” başlıklı yazımda, Sıddık Şeyxo nam zatın ‘Risale-i Nur tahrif edildi’ şeklindeki ifadelerine kızarak, Abdülkadir Badıllı gibi son derece samimi bir Allah dostuna da ‘bu tür zatlara cesaret veriyorsunuz’ diye tehevvür etmiştim. Önceki gün, TRT Arap kanalının açılışı münasebetiyle Bediuzzaman’ın “İslamın intibahı (uyanması) Arabın intibahı ile mümkündür’şeklindeki sözlerinin açılımına dair bir şeyler yazayım derken, yine o zatın (yani M. Sıddık Şeyhanzade’nin) ifadeleri …
Devamını Oku »Kanadoğlu, Ayettullahlar Gibi…
2001 yılının Hac mevsiminde, Medine’de İran Cumhurbaşkanı Hatemî’nin bir danışmanı ile karşılaşmıştık. Biz Türk gazetecilerle sohbet etmek istemişti. Birkaç Türk gazeteci idik… Söz döndü dolaştı, bizim ‘Kemalistler’e ve ‘generallere’ geldi. Kemalistleri ve ‘yegâne kutsallar’ı laiklik olan üst düzey komutanları eleştirdi. Söylediklerinde doğruluk payı olsa bile, İran’daki durumun da bizimkinden pek de farklı olmadığını bilmek …
Devamını Oku »Rıza Zelyut ile ‘Belauzzaman’ Buluşması
Ünlü Alevi yazar Rıza Zelyut’un, 51. ölüm yıldümünde anılırken ünlü İslam alimi Bediüzzüman Said Nursi için kullandığı Belaüzzaman nitelemesi büyük tartışma doğurdu. Haber 7 yapılması gerekeni yaptı: Rıza Zelyut, meslektaş olarak birkaç zaman değişik yerlerde karşılaşıp konuştuğum gazetecilerden. Bende bıraktığı iz, onun ‘inanan’ bir alevi olduğu! Kendince haram ve helal konularına riayet …
Devamını Oku »Bu Nevruz da Nerden Çıktı ki?
Mülk’ suresi’nin –ki bu dünya hayatı demektir- son iki ayeti, insanlığın son iki büyüt derdinin su ve asayiş olacağını gösteriyor. *** Zihnimin, ‘acaba insanoğlu nasıl bir günah işleyecek ki, o dünyanın yok edilmesine gerekçe olacak?” sorusuyla çokça meşgul olduğu bir zamanda Mülk suresi’nin o iki ayeti dikkatimi çekmişti. O zaman o iki ayeti …
Devamını Oku »Çanakkale Geçilmemiş, Anlaşıldı!
Çanakkale geçildi mi geçilmedi mi, diye bir yazı yazmaya kalkıştım, okurların birbirine savaş açmadığı kaldı! Yok geçildi, yok geçilmedi. Ben de geçildi sanıyordum düne kadar. Meğer geçilmemiş. Bakın Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ataol Behramoğlu, ne diyor: ‘Türkiye Said Nursi’nin değil Atatürk’ündür’ “Allah Allah, fol yok yumurta yok. Hayırdır. Bu da nereden çıktı?” Said Nursi …
Devamını Oku »Çanakkale Geçildi mi, Geçilmedi mi?
Bugün yine biraz canınızı sıkacağım ama siz zaten benden sıkılmaya alışıksınız! Çünkü bildiğiniz, hakkında destanlar yazılmış, en dindarından en solağına kadar herkesin göklere çıkardığı bir olaya tersten bakacağım. Hani Akif’in, “Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi” diye medh u sena ettiği Çanakkale Savaşı’na… Size savaşı anlatmayacağım elbet. Herkes biliyor o …
Devamını Oku »
Mehmet Ali Bulut Köşe Yazıları