En son olarak Hz. Peygamber(asv)i doğru anlamakla ilgili bir yazı yazmıştım. Sonra da sevgili dostlarım Nihat Abalıoğlu, Said Özadalı ve aziz kardeşim Bilal Şenel’in müşterek tertip ettikleri bir umre programına katılmak üzere kutsal topraklara geldim. Bir haftadır buralardayım şükür. Siz okuyucularımı ihmal ettim. İnşallah telafi ederiz… Buralar hakikaten güzel ve …
Devamını Oku »Kutlu Doğum!
Allah’ın Rasulü (sav) yaşıyorken, yaş günü partisi düzenlememiştir… Onu tanıyan ve yolunda seve seve canın veren ashabı da doğum günü partisi yapmadılar. Sonraki iki yüz yıl boyunca da kimse Kutlu Doğum Haftası tertip etmeyi aklına getirmedi. İnsanlar ne zaman onu hatırlasalar, sünnetine sarılmayı, onun hayatında tatbik ettiği yaşam biçimlerinden birine …
Devamını Oku »Her Veli, Evliya mıdır?
Biraz sabırlı olun, başlık sizi germesin. Her veli hakikaten evliya olsaydı, şu kadar sapık ekol, yol ve yoldaş olmayacaktı! Ama var… Çünkü bütün o sapık fırkalar ve onların imam ve salikleri, kendilerini hak, mürşitlerini de veli! Bir kısmında hakikaten fevkalade haller de görülmüştür. Her insan bir sıfatında ‘veli‘ -(Hatta kafirde …
Devamını Oku »Devlet – İktidar – Muhalefet
Devlet kurmak fikri, dinin bir emri değildir. Beşeri bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Kuran’da da devlet kurmakla ilgili açık bir emir yoktur. Din, bireysel manada “iyi” ve toplum için “yararlı” insan var etmeyi görev edinmiştir. Dinin daha doğrusu Kur’an’ın, insanın hayatı ile ilgili temel dört gayesi vardır; tevhid, nübüvvet, ahiret ve adalet! …
Devamını Oku »Neden Kardeş Olamıyoruz? (V)
Dünyada huzur içinde yaşamak istiyor musunuz? Dostlarınıza karşı dostlukla, düşmanlarınıza karşı da musâlaha ile muamele ediniz. Bakın dünya ne rahat olacak! Özellikle siyasi manada… Siyasi tarafgirlik aklımızı örtüyor. Neden o da bizim gibi düşünmüyor diyerek Müslüman kardeşimizi düşman safına itiyoruz… Bugün bizi mahveden, yıkan, birbirimiz aleyhine düşmanla bile ittifak etmeye …
Devamını Oku »Yarasalar Gündüz Uçuyor Aman Dikkat!
Bugünlerde her mümin gibi benim de canım sıkkın… Bu işlerin nereye varacağını; her gün biraz daha şiddetlendirilerek tırmandırılan gerilime, toplumun daha ne kadar dayanabileceğini bilememekten yüreğime ağrılar giriyor. Zaten kendi içinde beyaz Türk – siyah Türk, laik – dindar, Alevi -Sünni, Türkçü – Kürtçü, Süleymancı – Nurcu, Milli görüşçü– Cemaatçi… diye …
Devamını Oku »Neden Kardeş Olamıyoruz? (IV)
Mümine Düşmanlık Hikmete tecavüzdür Evet, bir mümin kardeşine kin ve düşmanlık beslemek, hem nefsine bir yük, hem kardeşine bir zulüm hem hikmet-i ilahiyeye bir tecavüzdür… Nefsine bir yüktür; çünkü ona dokunacak her iyilik, onda göreceğin her rahatlık nefsine ağır gelir ve seni azaba sokar. Güçlendiğinde korkarsın ki, sana zarar verecek. …
Devamını Oku »Neden Kardeş Olamıyoruz? (III)
Evet, bir mümine kin ve düşmanlık beslemek hayat-ı şahsiye açısından da zulümdür, çirkindir… Allah her bir insanı müstesna yaratmıştır. Hiç birimizin eşi benzeri yoktur. Allah dileseydi, hepimizi aynı düşünen, havada uçarken bile aynı hareketleri sergileyen sığırcık kuşları gibi aynı yaratırdı. Hepimiz “tek ümmet” olurduk. Bırakınız cemaat cemaat bölünmeyi, kabilemiz, aşiretimiz, …
Devamını Oku »Neden Kardeş Olamıyoruz? (II)
Bir önceki yazımızda “Onun için, bir mümine, kin ve nefret duymanın, körü körüne bir tarafgirlikle, kendisi gibi düşünmeyen Müslüman kardeşini ateşe vermenin HAKİKAT, HİKMET ve VİCDAN nazarında ne kadar murdar bir iş olduğunu mutlaka anlatmamız, anlatabilmemiz gerekiyor ki, İslam’ın saadeti, kendisine bağlı olan o kardeşliği tesis edebilelim.” demiştik. Evet, bir …
Devamını Oku »Neden Kardeş Olamıyoruz? (I)
Hz. Ali ile Muaviye arasındaki iktidar kavgasıyla başlayan ve Kerbala’da, Emevi iktidarının işlediği elim bir siyasi cinayetle doruk noktasına ulaşan fitne, İslam dünyasını tam ortasından ikiye ayırmış ve bir daha da o çatlağı lehimleyecek, o ayrılığı ortadan kaldıracak bir kardeşlik tesis edilememiştir. Kandehlevi’nin, Hayatu’s- Sahhabe’de anlattığı sahabeler arasında görülen, o …
Devamını Oku »Risalelerin Diyanet Eliyle Basılması Ne Anlama Gelir?
Başbakanımız Sayın Erdoğan, İşaratu’l-İ’caz’dan sonra Risale-i Nur’un diğer eserlerinin de Diyanet tarafından basılacağını haber vermesi, fevkalade sevindirici. Her fitnenin bir hikmet ve rahmet boyutu vardır ya inanın bu gelişme bu fitneleri rahmete dönüştürür. Şu hadiseler yaşanmasaydı risalelerin diyanet tarafından basılması belki akla bile gelmezdi. Gelse bile, vakti merhununa tehir edilirdi. …
Devamını Oku »Haklı Çıkmak Her Şeyi Çözer mi?
Bugünler geçecek. Yeni bir gün kendi imkânları ve şartlarıyla yeniden doğacak… Ve Türk milleti de o dünya içinde hak ettiği yerini alacak, Rabbimin izniyle… Bugünlerin, kışlar gibi çetin, dağdağalı, sert ve soğuk rüzgârlarının ardından toplumun yüreğine yeniden ılık cemreler düşecek ve bu zamanın can sıkıcı griliği, yerini baharın teravetli çiçeklerine …
Devamını Oku »Herkes Birilerini Gözetliyor Ben de Gözlemliyorum
Müslümanların hali içler acısı. “Bir kaşık suda boğmak” tabiri bile halimizi tasvirde az kalıyor. Meğer yüreklerde ne kadar da ağır kinler ve düşmanlıklar besliyormuşuz. GÜNDEME DAİR Müslümanların hali içler acısı. “Bir kaşık suda boğmak” tabiri bile halimizi tasvirde az kalıyor. Meğer yüreklerde ne kadar da ağır kinler ve düşmanlıklar besliyormuşuz. …
Devamını Oku »Paralel Var Ama Bu Sizi Zındıka ile İşbirliğine Götürmesin
Paralel devlet meselesi, cemaatin kabullenmek istemediği bir husus! Malumunuz geçen birkaç yıl içinde bu köşede “Talut – Calut Kıssası”na ilişkin birkaç yazı kaleme aldım. Referandum öncesinde, bu Talut -Calut kıssasının[1], Tayyip Erdoğan ile rejimin mücadelesine çok benzediğini; o kıssada geçen isimlerin anlamlarından hareketle, Talut’un, (Yani uzun boylu liderin), Davud’un (duygusallığı …
Devamını Oku »Vatan Sevgisi İçermeyen İman, İman mı?
İman ve onun neticesi olan kulluk, tamamen ferdi ve şahsi bir cehd ve kararlılığın ve o cehd ve kararlılığa binaen gelen ilahi bir ikram ve inamın neticesidir. Aklını kullanmayan ve iradesini o yönde sevk etmeyen bir nefsin iman etmesi ve onun neticesi olan saadet ve selameti elde etmesi mümkün değil. …
Devamını Oku »II. Beyazıt Dönemi!
İnsan, aşırı derecede cahil ve zalim olarak tanımlanır Kur’an-ı Kerim’de. Peygamberler dışında hiç kimse bu hükümden hariç değildir. Her nefis, ‘emmâretün bi’s-su’tur'[1]. Öyle başlar hayata. Sonra insan onunla mücadele ederek, imkânlarını hayra yönlendirerek, taleplerine karşı koyarak, nefsin arzu ettiklerinin aksini yaparak, ruhunu eğitip eylemlerini Allah’ın rızasına uydurarak sonunda, kendisini, levvame, …
Devamını Oku »Bir Cuma Hutbesi [1]
Allah’a hamd olsun ki bizi var etti ve nimetleriyle donattı. Bize yüklediği kulluk vazifesini layıkıyla yapabilmek için O’ndan yardım isterim. O’nun ordusu güçlü, şanı yücedir. İnsanı kendi emirlerinden korumak için önüne ve arkasına ‘muakkibât’ koydu ki kulunu kahrının hışmından korusun! Sonra inançsızlık karanlığını varlığı ile aydınlatan, yaratılanları Rabbine itaate çağıran …
Devamını Oku »Yeni Bir Ömer Bin Abdulaziz Gelir mi?
Saad bin Ebi Vakkas hazretlerinden aktarılan bir hadise göre Peygamber (sav) efendimiz, bugün İcabe Mescidi olarak bilinen yerde secdeye kapanmış ve uzun süre öylece kalmış. Secdede uzun süre kalması, sahabeyi meraklı bir endişeye sevk etmiş. Başını secdeden kaldırır kaldırmaz, sahabeden biri “Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah ne oldu. …
Devamını Oku »Musibetten Saadete – Hz. Yusuf Misali
Cemaat – iktidar kavgası[1] bu ülkenin vicdanlı ve aklıselim sahibi tüm insanlarını derinden etkilemeye devam ediyor. Herkes kendince bir çare taharri ediyor. Kırlangıç misal her tabiat şu ateşe bir damla da olsa su taşıma derdinde. Karınca tabiatlılar da od taşıyor ateşe. Şu mselede söz söylemek artık kar etmiyor ama, müslümün …
Devamını Oku »Üzerimde Vebal Kalmasın Diye…
Esasında millet hala ondan yana. Ortalama Anadolu insanı hala ona duacı ve ona güveniyor. Ama maalesef, kontrol edilebilir tüm dâhili güçler, AK Parti aleyhine harekete geçmiş bulunuyorlar ve ekseriyeti de suret-i haktan görünüyor. Bunlar zaman içinde etkili olacaklar… Rivayet[1] odur ki, Ak Parti kurulurken, Sayın Erdoğan, Muhsin Bey‘i de ziyaret …
Devamını Oku »
Mehmet Ali Bulut Köşe Yazıları